Bekle Beni - Nurettin Rençber BİR CUMA VAKTİ... - eleminaz'ın dünyası - Blogcu



6/3/2008 ·

 

BİR CUMA VAKTİ…

 

Rahman’ın huzuruna durmak için, geçen haftadan beklenen bir Cuma vakti. Gusullenmiş bir beden, günler önceden dolapta yerini almış bir takım elbise, boyanmış ayakkabılar, yatıştırmak için limon sürülmüş parlak saçlar ve hiçbir zaman çıkarmadığın kravatın. Hazırsın işte. Hiçbir eksik yok mahallelinin ‘bakın ya yine damat gibi geliyor’ sözlerini söylemesi için.

Herkes sana selamda şimdi.

Beş vakit arşınladığın cami yolunun müdavimi kediler, seher vakti avluda gelmeni bekleyen semtimizin kuşları, top oynarken yiyecekleri azardan korunmak için senden önce davranıp halini hatırını soran mahalle çocukları. Herkes orada.

/Sen nerdesin/…

 

Şimdi saklambaç oynuyoruz. Ben ebe oluyorum, sen saklanan. Yumuyorum gözlerimi.

Yokluğuna, gitmelerine, tek başınalığıma kapadığımı bilmeden gözlerimi ebe oluyorum. Kandırmayacaksın beni. Nerde olursan ol hayatta hiç yalnız bırakmadığın, sana sırtlarını dayamasına her zaman izin verdiğin güllerini soldurmayacaksın. Boğazlarına kocaman bir düğüm koymayacaksın mesela. Yine bıktıracaksın öpmelerinden, yalnız bırakmamalarından. Ama çıkacaksın saklandığın yerden. Buradayım şaka yaptım deyip biraz kızgın boynuna sarılmama keyifleneceksin. Gitmem bir daha diyeceksin.

 /Ama gideceksin/…

 

Günlerden Cuma, vakitlerden akşam ezanı vakti.

Sen rahmana yürürken habersizim her şeyden. Yine aynı kavgalar, yine aynı telâşeler, yine aynı iç sıkıntısı.

Çalma tonu acı haykıran beklenen telefonlar, sana aslında ’o artık yok ‘diyen gözlerine inat, ’sadece biraz ağırmış’ diyen ağızlar ve ertelenemeyen, gittikçe daha da uzayan yolar.

Hep bilirim on beş dakika sürerdi iş yerinden evin yolu. Neden bu sefer bu kadar çekilmez oldu. Neden kimse konuşmuyor. Neden bakmıyorlar yüzüme. Neden içime yine o ölüm ağırlığı oturdu.

Neden…

Şimdi her şey silik hafızamda ya oradasın ya da yoksun.

Ya bizi bırakıp gittin, ya da bütün zorluklarına rağmen devam dedin.

İki şık var önümde, iki yol.

Önceden belirli kaderimizde.

 

Ve evin kapısındayım.

Kapının önü bir hayli kalabalık. Yabancı değilim gördüğüm sahneye. En bilindik hali bu bir hastalığın, bir kavganın ya da bir düğünün. Yani o telâşe her bir ayakkabıda. Başınız sağ olsun bizde buradayız, yanınızda sıkıntısı.

Aralıyorum kapıyı. Sessiz herkes. Herkes, bir köşeye serilmiş sessizce gözyaşı döküyor. Herkes, biraz daha erken duymanın verdiği alışıklık dudaklarını kemiriyor. Ben senin olduğun odaya süzülüyorum. Her zaman üzerinde oturduğun koltuk bomboş bu sefer. Sen aksine onun ayakucuna serilmiş yatıyorsun. Bembeyaz paklamışlar her yanını. Bembeyaz süslemişler. Babaannemin ölümünden sonra hiç çıkmadığın caminden yana çevirmişler yüzünü. Emeklerinin geçtiği caminden yana.

Ben geldim bak diyorum, yanına geldim. Örtünü kaldır da göreyim gül çehreni diyorum. Hiç korkmuyorum. Akşam yanımda nefes alıp yaşadığını bildiğim insandan korkulur mu diyorum annemim sabır kızım sözlerine. Alnından öpüyorum seni. Daha soğumamış tenin içimi ısıtıyor. Bıraksalar günlerce kalabilirim yanında. Bıraksalar bende gelirim bizi bırakıp gittiğin yere.’hakkını helal et dede’ diyorum, bize hakkını helal et. Biliyorum duyuyorsun bizi. Biliyorum ki her zaman bizi arayan gözlerin yine bir yerlerden izliyor bizi. Biliyorum…

 

Şimdi gidiyorsun…

Adının kocamanlığı yakıyor içimizi. Bir daha soluğunu duyamamak, camdan bakışını görememek, hayırlı geceler dualarında yumamamak gözlerimizi. Annemin sözleri inliyor kulaklarımda.

’evimizin balkonu çöktü ‘ diyor.

Sapasağlam tutunduğumuz ipimiz avuçlarımızdan kayıp gitti.

Son nefesinde bile hala umudunuzu yitirmeyin, ben her zaman yanınızda olacağım diye güç veren soluk kesildi.

Ölüm aniden geldi dede.

Hiç haber vermeden geldi.

Bir Cuma günü geldi hem de.

Aldı ve gitti…

 

 

        (merhum ve merhume sıfatına yakışmayan her ruh adına…)

 

                          eleminaz(tuba yılmaz)

 

filbahar 3 sayı

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:huznuyar | Tarih: 2008-04-01 21:41:54
Konu: Teşekkürler...

Hiç haber vermeden geldi.

Bir Cuma günü geldi hem de.

Aldı ve gitti…


Yazınızı okurken çok duygulandım zira geçen cuma kuzenim Rahmana teslim oldu.
18 inde bir fidan söylenecek o kadar şey varken ölüm hepsini gölgeliyor.
Selametle...

Bağlantı »

Yazan:peymanbey | Tarih: 2008-03-29 13:15:53
Konu: Slm...


Kaleminiz; Çok keskin...! Bedeni değil, ruhu yarıyor kurduğunuz her cümle. Her satır başında yükseliyor ruhun hazzı ve kelimeleriniz yardığı yerden sarıyor ruhu...!
Yüreğinizden dökülenleri bizlerle paylaştığınız için ; Teşekkürler...!

Peymanbey

Bağlantı »

Yazan:güzergah - mgüneş | Tarih: 2008-03-18 14:23:12
Konu: Slm

Güzel bi yazı olmuş...Her satırın İçinizden gelerek yazıldığı belli...

Darülfünun da dikkatimi çekti de bi de bloga bakayım dedim...

Selam,dua ve muhabbetle...

www.guzergah.blogcu.com

Bağlantı »

Yazan:kackacuk | Tarih: 2008-03-06 22:17:16
Konu: YÜREĞİNE SAĞLIK...


yüreğinden ne dökülse yüreğine dokunuyor insanın...
yine çok hoş bir yazı...kutlarım
saygılarımla
burhan...

israil vahşetinin sürdüğü isimsiz dünyaya..!!!




Tarih 1 Mart 2008.
Dünya yok artık...
insan yok,tarih yok ,bugün yok..
Tarih 1 Mart 2008.
Filistin’de 17 si çocuk vücutları paramparça 32 kişi şehit oldu.
Onlar yok artık bu kirli dünyada.
her şey var onlar yok..
Amerika var, israil var, birleşmiş milletler var, İslam konferansı örgütü var, dünya medyası
ve kamuoyu var,Türkiye var,ulusal çıkarlar var ..
çok şey var..
Sen, yoksun bu dünyada ey Filistinli çocuk
Sen yoksun.
hesaplarımızın,çıkarlarımızın,kavgalarımızın,planlamalarımızın arasında yoksun..
varlığımız ve yokluğumuz ne söyler sana ..
sözleri tükendi dünyanın ey çocuk ..
sen sözünü yaradanına söylemek üzere O'nun yanındasın ey çocuk .
Ve şimdi dünya
O'nun karşısında
O çetin günde, sana ne söyleyeceğini düşünüyor

Bağlantı »

www.flickr.com
eleminaz's photos More of eleminaz's photos